Bolton'ın kitabına Ahval ulaştı: Erdoğan, Trump üzerinde çok etkindi

ABD Başkanı Donald Trump’ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın merakla beklenen kitabına, yayımlanmadan önce Ahval ulaştı.

577 sayfalık kitap, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD’nin Suriye ve diğer bölgelerdeki politikaları üzerinde oldukça etkili olduğunu gözler önüne seriyor.

Önümüzdeki hafta yayınlanması beklenen ancak Beyaz Saray'ın acil durum emriyle yayınını engellemeye çalıştığı kitapta Bolton’ın kritik konulardaki anıları yer alıyor. 

Kitapta, Erdoğan'ın Trump'la sık sık görüşerek, Ankara’nın isteklerini yerine getirmesinde çok etkili olduğu bir resim çiziliyor.

Ancak Erdoğan'ın darbe ile suçladığı Fethullah Gülen'in iade edilmesi ve 2011-2016 yılları arasında İran'a uygulanan yaptırımları delmek için karmaşık bir plana karıştığı iddiasıyla, devlete ait Halkbank aleyhine ABD’nin açtığı soruşturmaları engelleme konuları da dahil bazı cephelerde ise başarısız olduğuna dikkat çekiliyor.

bolton
ABD Başkanı Donald Trump’ın eski ulusal güvenlik danışmanı John Bolton (ayakta)

Bolton, kitabının 191'inci. sayfasında, Erdoğan ve Trump arasında 1 Aralık 2018'de Arjantin'de yaptığı görüşmede, Türk mevkidaşına Halkbank davası konusunda yardım sözü verdiğini şu sözlerle dile getiriyor: 

“Erdoğan, Halkbank'ı temsil eden hukuk bürosu tarafından hazırlanan ve Trump'tan Halkbank'ın ABD’nin İran yaptırımlarını tamamen ihlal ettiğine inanmadığını beyan etmesini isteyen bir not verdi. Yanında olduğum esnada Trump, ABD Başsavcıcısı Matt Whitaker'a ulaşıp ulaşamayacağımızı sordu. Trump daha sonra Erdoğan'a, elinden geleni yapacağını ancak Güney Bölgesi savcılarının kendisi değil, Obama tarafından atandıklarını, kendi atadıklarının göreve başlamaları ile sorunun çözüme kavuşturulacağını söyledi.”

Bolton, kitabında bunu “saçmalık” olarak adlandırıyor ve “Savcılar, Halkbank soruşturmasını Obama'nın sekiz yıllık başkanlığı süresi yerine, Trump’ın sekiz yıllık başkanlığı sırasında görevde olsaydı da aynı kararları alacak olan kariyerli Adalet Bakanlığı çalışanlarıydı. Trump sanki yirmi yıl önce İstanbul belediye başkanı olan Erdoğan kadar keyfi bir otoriteye sahip olduğunu göstermeye çalışıyordu:

“Demokrasi tramvay gibidir. İstediğiniz durakta biniyorsunuz ve sonra istediğiniz zaman iniyorsunuz.”

bolton

Bolton’a göre, Trump daha sonra şöyle devam ediyor: 

“Erdoğan ya da Türkiye'ye kötü bir şey olmasını istemedi ve bu konuda çok çalışacağını söyledi. Erdoğan ayrıca Suriye'deki Kürt güçlerinden şikayetçi oldu ve daha sonra Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iade edilmesini yeniden istedi.”

Bolton’a göre:

"Trump, Gülen'in Türkiye'ye dönmesi halinde sadece bir gün yaşayacağını varsaydı. Türkler güldü, fakat Türkiye'de ölüm cezası olmadığı için Gülen'in endişelenmesine gerek olmadığını söyledi. Neyse ki, ikilinin görüşmesi kısa bir süre sonra sona erdi. Başka bir otoriter yabancı liderle kardeşliğini tazelemek için oradan ayrıldı.”

Bu karşılaşmadan birkaç ay önce, Trump'ın Rus lider Vladimir Putin ile Temmuz 2018'de Helsinki'de yaptığı görüşmeyi takiben Erdoğan, Trump'ı Türkiye'de iki buçuk yıl hapis yatmış Gülen ile ilişkili olduğu öne sürülen evanjelik ABD'li papaz Andrew Brunson konusunda aradı.

brunson
Türkiye'de tutuklu kalan ABD'li papaz Andrew Brunson (solda)

Bolton şöyle devam etti:

“Erdoğan ayrıca Trump'la sık sık tartışılan başka bir favori konu olan Halkbank üst düzey yetkililerinden Mehmet Atilla'nın İran yaptırımlarını ihlalden kaynaklanan mali sahtekarlıktan mahkum edilmesini gündeme getirdi. Halen devam etmekte olan bu cezai soruşturmada, kendisi ve ailesinin Halkbank'ı kullandığı iddia ediliyor. O dönemde damadı Berat Albayrak Maliye Bakanı olduğundan işlemlerde daha da kolaylaştırılmıştı. 

Erdoğan'a göre Gülen ve “hareketi” Halkbank suçlamalarından sorumluydu, bu yüzden hepsi kendisine kurulan bir komplonun parçasıydı, ama ailesinin artan servetine değinilmiyordu. Halkbank davasının düşürülmesini istiyordu. 

Son olarak Erdoğan, Rus S-400 hava savunma sistemini satın aldığı için F-35'lerin Türkiye'ye satışını durduracak olan Kongre'de bekleyen yasadan korkuyordu. Eğer yasa geçerse bu satın alma, 2017’de Rusya’ya karşı yürürlüğe konan yaptırımlar yasası kapsamında Türkiye'ye karşı zorunlu yaptırımları da tetikleyecekti. Erdoğan'ın endişelenecek çok şeyi vardı.”

Kitabın 185. sayfasında, Bolton, Trump’ın Erdoğan ile papaz Brunson konusundaki ilişkileri hakkında şunları söylüyor:

“Trump'ın isteği çok netti: Brunson, Erdoğan'ın söz verdiği gibi Amerika'ya dönmek için ne zaman serbest bırakılacaktı? Erdoğan, sadece Türk yargı sürecinin devam ettiğini ve Brunson'un artık hapiste olmadığını, İzmir'de ev hapsinde bulunduğunu söyledi. Trump bunun çok faydasız olduğunu düşündüğünü söyledi, çünkü Erdoğan'ın ona Brunson'un eve gelmek üzere yola çıktığı şeklindeki sözlerini duymak istiyordu.

Trump, Erdoğan'la olan dostluğunu vurguladı, ancak Brunson ABD'ye geri dönmedikçe ABD-Türkiye ilişkisinin karşılaştığı zor sorunları onun bile düzeltmesinin imkansız olacağını ima etti. Tillerson'a (Trump'ın ilk Dışişleri Bakanı Rex Tillerson) aynı sözleri tekrarladıktan ve Gülen hakkında (Trump ilk kez duyduğunu iddia ediyor) şaşkın ifadeler kullandıktan sonra, Erdoğan'ın ona (ve yanlış bir şekilde) Brunson’ın eve gelmeyeceğini söylediğini belirtti. Bu yüzden hiç kimsenin Erdoğan'la iş yapmayacağından şikayet etti, özellikle de Amerika'daki tüm Hıristiyan topluluğu bu papaz için üzgündü; onun için deliriyorlardı.”


© Ahval Türkçe