Mahkeme CHP'nin '21 soruda FETÖ'nün siyasi ayağı' kitapçığını yasakladı

Türkiye 15 Temmuz darbe girişim sonrası başlayan “FETÖ” soruşturma ve davalar devam ederken, konuyla ilgili tartışmalar ise bitmiyor. 

Gündeme gelen ve henüz aydınlatılmayan en önemli konu ise “FETÖ"nün siyasi ayağı. 

Bu konuda siyasi partiler arasında suçlamlara zaman zaman dile getirilirken, CHP'nin hazırladığı ve Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından oluşan "21 soruda FETÖ'nün siyasi ayağı" kitapçığının mahkeme kararıyla yasaklandığını ortaya çıktı.

Yasaklama kararını CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak düzenlediği basın toplantısıyla duyurdu. 

CHP'nin hazırladığı ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından oluşan '21 soruda FETÖ'nün siyasi ayağı' kitapçığına sansür uygulandığını açıkladı.

Öztrak, bugün gelen bir mahkeme kararı ile söz konusu kitapçığa basım, dağıtım ve satış yasağı geldiğini söyledi.

Öztrak şöyle konuştu:

"Bugün öğle saatlerinde genel merkezimize ve bir il başkanlığına bir mahkeme kararı tebliğ edildi. Karar, bir CHP kitapçığına basım, dağıtım ve satış yasağı getirilmesiyle ilgilidir. 12 Eylül darbecilerini hatırlatan bir üslupla kitaplara el konulmasına ve toplatılmasına karar verilmiştir. 21 soruda FETÖ'nün siyasi ayağı adlı kitapçık.

Sayın genel başkanımızın TBMM kürsüsünde 11 Şubat 2020 tarihinde yaptığı konuşmanın resimli halidir. Bu kitabın neresinde halkı kin ve düşmanlığa tahrik vardır? Bu kitapta yer alan birçok AKP Sözcüsü'nün çok daha önce basına yansımış sözleri mi halkı kin ve düşmanlığa sürüklemektedir? Bu kitabın toplatılması ve yasaklanması ana muhalefet partisinin siyasi faaliyetine yargının ağır bir müdahalesidir."

Basın toplantıısnda Enis Berberoğlu'nun avukatlarının yaptığı itirazın İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmesini eleştiren, "Bu hem Anayasa'ya hem de milli iradeye, millet iradesinin tecelli ettiği TBMM'ye karşı darbe teşebbüsüdür. 15 Temmuz'da gazi Meclis'e bomba atanların teşebbüsünden farklı değildir" diye konuştu.

Öztrak'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“AYM kararlarına her durumda uyulması hukuk devletinin gereğidir. AYM kararlarına uymamak Anayasa'yı ihlaldir. İki mahkemenin birden bu kararı vermesi bu sürecin organize bir şekilde yürütüldüğünü göstermektedir. Mahkemelerin uymadığı AYM kararı alt mahkemenin bir vekilin dokunulmazlığını tanımayarak hakkında karar vermesinin hak ihlali olduğunu tespit eden bir karardır. Bunu tanımama kararları Anayasa'nın, TBMM'nin hukukun hakimler tarafından ihlalidir.

Bu hem Anayasa'ya hem de milli iradeye, millet iradesinin tecelli ettiği TBMM'ye karşı darbe teşebbüsüdür. 15 Temmuz'da gazi Meclis'e bomba atanların teşebbüsünden farklı değildir. AYM'nin kararına uymak yerine milletin seçtiği vekile adalet yerine akıl veren 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında muhtariyet gerekçesini ileri sürmesi de o çok bildik Silivri Mahkemeleri'ni hatırlatmaktadır.

Daha güçlü bir Meclis olacak iddiasıyla rejimi değiştirenler atadıkları hakimlerin elinde Meclis'i ve milletvekillerini oyuncak etmeye teşebbüs etmektedirler. Bu yaşadıklarımız 20 Temmuz sivil darbesinin faillerinin yandaş hakimleri tetikçi olarak kullandıklarını düşündürtmektedir. Bu mesele partiler üstü ele alınmalıdır. TBMM Başkanı'nın bu hakimlerle ilgili HSK'ya suç duyurusunda bulunmaya çağrıyoruz."

Haberin detayına buradan ulaşabilirsiniz